Anasayfa
     Biyografi
     Paylaşmak İstediklerim
     Büyüklere Hikayeler
     Çocuk Hikayeleri
     UZUN HİKAYELER
     Var
     Öç
     Altıngöl
     Oyuncakçı
     Kartopu
     Futbol Fanatiği
     Diyet Yemekler
     Barış Akarsu
     Congar Metal
     Elişi Çalışmaları
     Şiirsel Egzersizler
     Politika
     Ekonomi
     Çevre
     Hayvanlar
     Uzay
     Turizm
     Demeler
     Karışık
     Fıkralar
     Coğrafya
     Tarih
     Sağlık
     Şifalı Bitkiler
     Felsefe
     Konuk Yazarlar
     Foto Galeri
     Kapari Yetiştiriciliği
     Slayt / Sunum
     LİNKLER
     Kapari
     Reiki
     İletişim



En Çok Aranan Kelimeler

Ayla Congar | Kadın | Müzik | Doğa | Sanat | Fıkra | Kapari | Sanayi | Çanta | El işleri | Bilim | Dünya | İzmir | Çeşme | Ayla | Congar |

 
Paylaş

KAPİTALİZM ÇÖKÜYOR MU?

Enflasyon konulu yazımı 1997 yılında yazdım. Hatırlayamadığım tarihlerde İzmir de bir konferans da bir prof tarafından okunduğunu duydum ve İstanbul da bir Eğitim Şirketinde de konu edilmiş. Bu gün kobilerin durumuna bakarsanız ne kadar haklı olduğumu görürsünüz. Küçük esnaf kan ağlıyor, siftah etmeden dükkan kapatıyor, gırtlağına kadar borç içinde ve artık borçlarını ödeyememeye başladı. On yıl önce enflasyon manşetli yazımda söylediklerim yapılmış olsaydı bu gün; kobilerden türeyen o firmalar ihracat yapıyor olacaklar ve daha çok kar ettikleri için işçilerine de daha çok ücret ödeyebileceklerdi.

Bugün 9 Ocak 2008-01-09

Ve ben bu gün kapitalizm den konu açmak istiyorum.

Eğer önlem alınmaz ise kapitalizm önce ekonomisi en zayıf ülkelerden başlayarak çökecek ve takas devri başlayacak. Bunun için de 10 yıl öngörüyorum.

Önce en küçüğünden başlayarak kobiler çökecek, ardından ham madde alımları kestikleri ve eski borçlarını da ödeyemedikleri için büyük işletmeler, fabrikalar ve Bankalar çökecek.

Türkiye hangi sırada tam bilmiyorum ama o gün çok uzak değil.

Rahmetli babam bundan 40 yıl önce sarhoş memur mu sürün doğuya, hırsız memur mu sürün doğuya, rüşvetçi memur mu sürün doğuya, kavgacı memur mu sürün doğuya, bu işin sonu hiç iyi olmayacak derdi ve ben belki göremem ama doğu ilerde sizin başınıza bela olacak diye ilave ederdi. (Babam Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesinin kuruluşunda çalışmış, 1948 yılında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesinde profesör oluşu Resmi Gazetede ilan edildikten sonra kürsü de öğrenci yetiştirecek çok arkadaş var ben daha zorlu bir iş istiyorum diyerek öğretim üyeliğini reddetmiş ve kendisini Menteşe Yöresinin zeytin aşılamasına adamış bir kişiliktir. Marmaris yolundaki Okaliptüs ağaçları ve İzmir Aydın otoyolunun Torbalıya yakın kısmındaki devasa Selvi ağaçları,birkaç devlet çiftlikleri onun eseridir. Adı: Ali Adil Aytunadır.)

Not: Babamın zamanında internet yoktu, gazeteler de daha siyasi idi ve o sesini ülke meselelerinde duyurabilmek için bakanlığına telgraf çekerdi ki; başkaları da duysun diye. Ben derdimi internette anlatmaya çalışıyorum, daha çok insana ulaşmak için.

Onun eleştirdiği o konular o gün yapılmamış olsaydı bu gün başımızda Kuzey Irak derdi olmayacak Hükümet ekonominin üzerine eğilmeye zaman bulacaktı.

Şimdi diyeceksiniz ki; bananı neden araya soktun. Beni tanımanız, bana inanmanız, güvenmeniz için nasıl bir ailede yetiştiğimi bilmenizi istedim. En başa koysaydım okumaya başladığınız zaman öf derdiniz, bana ne senin babandan ve okumayı bırakabilirdiniz. Oysa ki; Kapitalizm çöküyor mu başlığı cazip gelecekti ve okumaya başlayacaktınız.

Bu güne kadar küçük esnafın kepenk kapamasını ileriye atan Kredi Kartlarıdır. Piyasada artık para dönmüyor, insanlar yaşamlarını kredi ile devam ettiriyor. Bu kapitalizmin çöküşünü erteliyor ama ne zamana kadar devam edecek veya bazı yaptırımlar ne kadar idare edebilecek?

Bazı havuz oluşumları takas provası gibi görünüyor. Takas edecek malı kendi başına üretebilenler en şanslı olanlar; hayati önem taşıyan ve sırasıyla en gerekli ürünler olmak şartıyla. Tarihi süreç içinde takas devrine dönüp, inceleyerek çocuklarımıza, torunlarımıza o günler geldiğinde işe yarayacak bir miras bırakmalıyız.

YİNELİYORUM:

ENFLASYON’ la ilgili yazımda yapılmasını ön gördüğüm yaptırımlar göz ardı edilirse Türkiye çöküşe giren ülkelerde baş sıraları alacak.

Bu yazdıklarımı toplumun moralini bozmak için yazmıyorum. Bazıları beni moral bozucu biri olarak görebilir. Sadece Allah tarafından bir öngörü yeteneği bahşedilmiş bir insanım.

Bir arkadaşım böbrek taşı düşürüyordu. İdrar boşaltımının çok azaldığını ama ağrısının, sızısının kalmadığını söyledi bana. Onu alıp doktora götürecek vaktim yoktu ve ben ona (doktora gitmesini sağlamak için) kanının zehirlendiğini, öleceğini söyledim, bir B veya C planı bulamadım o anda .

Ben yanından ayrıldıktan sonra ağlayarak kardeşine gitmiş ve söylediklerimi naklederek beni moralini bozmakla suçlamış. Kardeşi söylediklerimi ciddiye alarak onu en yakın doktora götürmüş ve doktora hikayeyi anlattıklarında aldıkları cevap: “O Ayla kimse çok doğru söylemiş” olmuş ve Doktor bir ilaç yazarak onu derhal Almanya’dan getirtmelerini söylemiş. İlaç o gece 22:30 da hava limanına gelmiş, o gece ilacı kullanmış ve taşı düşürmüş. (dilerim o tip bir ilaç bu gün yurdumuzda vardır.) Ardından bir su boşalması olmuş ve şişliği inmiş. Bunu bana bir süre sonra söyledi ve hakkımda düşündüğü şey için özür dileyerek teşekkür etti.

Ben kendim her şeye rağmen çok umutluyum. Bunları moral bozmak için değil, bazıları uyanır da; önlem alır diye yazıyorum.

Bu web sitesini daha yeni yaptım, henüz bitmedi, bazı butonları henüz çalıştıramadım ve elimden geldiği kadar sık güncellemeye çalışıyorum.

Ayla Aytuna Congar

09 01 2008

**************************************

Hazır giyimciler güç birliği yapmışlar, Mol adlı bir oluşum kurmuşlar.

12 11 2008





Bu haber 1547 defa okunmuştur

           
öyküler, barış akarsu, congar, izmir, ayla congar, congar sanayi, metal, küçük kız, zeytinyağı, börülce, çocuk, makarna, vücut, peynir, elişi çalışmaları, arkadaş, kadın, yemek, diyet, fıkralar, hikayeler, kapari, kuş gribi, temel, çantalar