Anasayfa
     Biyografi
     Paylaşmak İstediklerim
     Büyüklere Hikayeler
     Çocuk Hikayeleri
     UZUN HİKAYELER
     Var
     Öç
     Altıngöl
     Oyuncakçı
     Kartopu
     Futbol Fanatiği
     Diyet Yemekler
     Barış Akarsu
     Congar Metal
     Elişi Çalışmaları
     Şiirsel Egzersizler
     Politika
     Ekonomi
     Çevre
     Hayvanlar
     Uzay
     Turizm
     Demeler
     Karışık
     Fıkralar
     Coğrafya
     Tarih
     Sağlık
     Şifalı Bitkiler
     Felsefe
     Konuk Yazarlar
     Foto Galeri
     Kapari Yetiştiriciliği
     Slayt / Sunum
     LİNKLER
     Kapari
     Reiki
     İletişim


En Çok Aranan Kelimeler

Ayla Congar | Kadın | Müzik | Doğa | Sanat | Fıkra | Kapari | Sanayi | Çanta | El işleri | Bilim | Dünya | İzmir | Çeşme | Ayla | Congar |

 

SİMİTÇİ VE BAHŞİŞ

Erdal İzgi
31 Aralık 2008

Uzun boylu, paltolu bir adam geldi. İki simit istedi. Saat cebinden metal iki lira; Yan cebinden 100 lira verdi, hepsi, senin dedi.

Aynı anda kamera sesi duyuldu.
Deklanşörlere basıldı, flaşlar çaktı.

Uzun boylu adam; kara gözlüklü, yapılı insanlar arasında bayraklı otomobile bindi, gitti.


Elinde mavi renkli 100 lirası vardı. Hiç olmamıştı.
Bir günlük kazancının dört katı.
Dört günlük yevmiyesi.
Ne olduğunu anlamadı ama o parayla, 8 kişilik ailesinin evine doğalgaz satın aldı.

Çünkü hep aklındaydı, bunun sevincini yaşadı.

17 yaşındaki simitçi Özer, akşam TV de uzun boylu adamın Başbakan olduğunu öğrendi.
Hep duyuyordu, çiftçi babası anlatıyordu:
Recep Tayyip Erdoğanı.

Gurur-korku karışımı duyguyla ertesi sabah işine gitti.
12 saat ayakta tezgâh başında duracak;
Simit satacak, belki Başbakan gelecekti.
Belki de bir 100 lirası daha olacaktı.
Kardeşlerine bu kez pabuç kazak alacaktı.

Uzun boylu adam yerine patronu geldi.
Bahşişin yarısını ver dedi. Harcadığını söyledi.

Patron sinirlenince, kapı dışarı etti; soranlara mesleği bilmiyor dedi
Simit satıcılığı mesleğini(!)

Konyalı Özer Yalnız, şimdi işsiz, çaresiz ve yalnız.
Sabahları selamlaştığı insanlar, yanından hızla geçiyor.
Günaydın, hayırlı işler diyen yok.
O, daha ne olduğunu anlamadı.

Başbakanın gelmesi selamet mi, felaket miydi?

Şimdi tek gerçeği vardı.

Parasız ve işsiz.

Eğer, yaşamda geriye dönüş olsaydı;
Ne Başbakanı tanır, ne bahşişi alırdı.

SAĞLIKLI, HUZURLU, MUTLU VE UMUTLU YILLAR DiLEĞİYLE.


Bu haber 103 defa okunmuştur

           
öyküler, barış akarsu, congar, izmir, ayla congar, congar sanayi, metal, küçük kız, zeytinyağı, börülce, çocuk, makarna, vücut, peynir, elişi çalışmaları, arkadaş, kadın, yemek, diyet, fıkralar, hikayeler, kapari, kuş gribi, temel, çantalar