Anasayfa
     Biyografi
     Paylaşmak İstediklerim
     Büyüklere Hikayeler
     Çocuk Hikayeleri
     UZUN HİKAYELER
     Var
     Öç
     Altıngöl
     Oyuncakçı
     Kartopu
     Futbol Fanatiği
     Diyet Yemekler
     Barış Akarsu
     Congar Metal
     Elişi Çalışmaları
     Şiirsel Egzersizler
     Politika
     Ekonomi
     Çevre
     Hayvanlar
     Uzay
     Turizm
     Demeler
     Karışık
     Fıkralar
     Coğrafya
     Tarih
     Sağlık
     Şifalı Bitkiler
     Felsefe
     Konuk Yazarlar
     Foto Galeri
     Kapari Yetiştiriciliği
     Slayt / Sunum
     LİNKLER
     Kapari
     Reiki
     İletişim



En Çok Aranan Kelimeler

Ayla Congar | Kadın | Müzik | Doğa | Sanat | Fıkra | Kapari | Sanayi | Çanta | El işleri | Bilim | Dünya | İzmir | Çeşme | Ayla | Congar |

 
Paylaş

EVDE, BALKONDA VEYA BAHÇEDE GÜBRE YAPIMI

Yağlı olmayan yiyecek artıkları bir sezon bekletilirse çok güçlü bir gübre oluyor. Ben bunu bahçemde yapıyorum. Derin bir karık açtırıp, ev çöpleri içine atıyorum; üzerini kenardaki toprakla biraz kapatıyorum. Kapaklı bir kovada biriktirdiğim çöpü her atışımda aynı işlemi tekrarlıyorum. Karık dolunca dinlenmeye bırakıp başka bir karık açtırıyorum.

Bu karığa ekilen çiçek veya sebze inanılmayacak kadar fazla ürün veriyor. Benim geçen yıl böyle bir karığa ektiğim balkabakları 38 - 40 Kg oldular, yerinden kaldıramadık.

Bu yıl bahçeye inmek zor olduğu için balkonumun eve en uzak köşesine koyduğum çiçekliklerde aynı işi yapıyorum. Bir mahzuru var, arıları ve kuşları davet ediyor. Kuşlar çöpleri dağıtıp, balkonu pisletiyorlar. Aslında kuşlar yesin diye üstlerini hemen toprakla örtmüyorum. Şikayet etmeye hakkım yok.

Derin bir çukur açtırıp, kompost denen bu gübreyi onun içinde de yapabilir, baharda istediğiniz yerde kullanabilirsiniz.

Bildiğim güçlü bir gübre daha var. Hayvan kanı. Sakın iğrenç deyip yüzünüzü buruşturmayın. Balığınıza, kedinize, köpeğinize verdiğiniz mamaların içinde var. Zaten etini de çoğumuz yiyoruz.

Çocukluğumda bahçeli evler vardı, bahçesinde de çiçekler ve kümes hayvanları. Herkes mezbahaya gider, kan alırdı tavukların yemlerine karıştırmak ve çiçeklerin diplerine koymak için. Şartlar değişti, artık mezbahaya gidip kan almak zorlaştı ve bu doğal yem ve gübre unutuldu.
Şimdi kan tozu diye bir ürün kullanılıyor.

Kan tozu organik ve güçlü gübre. Kan tozu hayvan kanının tozu. En hızlı etkisinin gösteren gübre olduğu için bilinçli çiftçilerin tercih ettiği bir gübre çeşidi.

Bu gübreyi üretmek ve satmak çok kolay! En basit para kazanma yolu bile diyebiliriz ama biraz kokulu bir yol.
Yapılacak iki şey var.

1)- Mezbahalarla anlaşarak; hayvanların kesimiyle ortaya çıkan kanı satın almak.

2)- Alınan kanı kurutabilecek bir yer temin etmek.
Kanı serumundan ayırdıktan sonra, kalan çökeltiyi kurutup öğütmek gerekir.

Kan tozunun bileşimindeki azot, organik halde ve özellikle protein halinde bulunur ve kan tozu toprağa verildiğinde süratle bitki tarafından emilir. Bu özelliğinden dolayı kan tozu, diğer organik gübre materyallerinden çok üstündür.

Türkiye’de bu işi yapan yok ama alıcısı var ve fiyatı da yüksek.

Kanın serumunu, plazma kısmından ayırmak için kuruttuğumuz zaman 4/3 uçup gidiyor. 100 litrelik bir kanı kurutma işleminden sonra elimize kalan kan tozu yapılacak çökelti 25 kilo kadar kalıyor.

Kan tozu bitkilere gübre olarak kullanıldığı gibi tavuk yemi olarak da kullanılınca iyi randıman verir.

Yapanlar satar, yapamayanlar alır. Bu öyle bir şey, diğer satın aldığımız birçok ürün gibi.

Para kazanmak isteyen yapsın, çiftçilik yapanlar öğrensin, kullansın diye yazdım.

Ayrıca büyük baş hayvanların boynuzunu da alıp işleyenler olurdu çocukluğumda. Boynuz içi boş konik bir formdadır ve polisaj yapılınca rengi çok güzel olur, parlaktır da. Bu konik formu duvar vazosu şeklinde kullanırlardı eskiden. Eli marifetli insanlar, boynuzları küçük parçalara ayırır, sedef kakma gibi işlerlerdi. Bu sanat ve güzellik de unutuldu.

1980 yılında mezbahadan boynuz aldım ve parlattırdım. Çok güzel oldular. O tarihte Mobilya ve Dekorasyon işi yapıyordum ve boynuzdan kakma yapmayı düşünmüştüm. Yoğun işlerimin arasında ona vakit ayıramadım ve sedef kakma işi yapan yakın bir arkadaşıma verdim boynuzları. Onu o ara genç yaşında kalp krizinden kaybedince kakma işini aklımdan sildim. Yıllar sonra bugün hatırlayınca yazmak istedim. Adı: Ersin Kor’du.

Herkese iyi yaşamlar ve uzun ömürler dileğiyle,
Ayla Aytuna Congar
02 11 2008


Bu haber 2471 defa okunmuştur

           
öyküler, barış akarsu, congar, izmir, ayla congar, congar sanayi, metal, küçük kız, zeytinyağı, börülce, çocuk, makarna, vücut, peynir, elişi çalışmaları, arkadaş, kadın, yemek, diyet, fıkralar, hikayeler, kapari, kuş gribi, temel, çantalar